Süper Kupa mı “Süper Eziyet” mi?

In: Futbol| Genel| Marketing

3 Aug 2009

Aslında yazacaklarımda Türkiye’deki futbol ile ilgili olanlar, maçlara gidenler, yazdıklarımda çok şaşıracak şey bulamayacaklardır. Ama yine de dün olanları anlatmazsam olmaz. Kısa kısa dünün hikayesini yazıyorum.
Bakırköy’deki evimden çıkıp Capacity’deki Biletix gişesinden maç için 40′ar TL’lik Fenerbahçe Batı Tribünü biletlerimizi Utku ve kendim için aldım.
Utku ile Yenibosna’daki İETT garajında buluştuk.
Buraya kadar herşey normal değil mi? Bütün mesele kanıksadığımız anormallik şimdi başlıyor.
Polis eşliğinde Yenibosna’dan Atatürk Olimpiyat Stadına gidecek otobüslere binmek için sıraya girdik.
Otobüsler en eski, körüklü, (klimasız) bildiğimiz İETT otobüsleri. Bizim binmemizden itibaren yarım saat boyunca ağzına kadar insan dolu, kapalı kapıları, ter kokuları (doğal olarak) ve 40 derece sıcak ile içeride oturmak zorunda kaldık. İnsanlar otobüsün hareket etmesi, en azından kapıların açılıp da içeri hava girmesi için otobüsü sallamaya ve etrafa vurmaya başladılar. En sakin ikimizi bile çileden çıkartabilecek ilk işkence otobüs hareket etmeden başlamış oldu.
Bağırış çağırışlar içinde polis eşliğinde otobüs hareket etti. Uzun bir yolun sonunda stada yaklaştığımızda manzara harikaydı(!). İnsanlar stadın çevresindeki tepelerden sıralar halinde ilerliyor, bir yerlere ulaşmaya çalışıyordu. Görüntü İlk çağ dönemlerini anlatan filmlerin “zulümden kaçış” sahnelerine benziyordu. İnsanlar sıralar halinde tepeler üstünde ilerliyor, kimileri düşüyor, kimileri bir yerlerden atlıyor zıplıyor…
Otobüsün bizi bıraktığı noktadan itibaren biz de bu tırmanan insan güruhuna katıldık. İsmi Olimpiyat olan stadımıza ulaşmak için küçük bir kaç tepeyi aştık ve bayırlardan aşağı koştura koştura indik.

Stadın en dış kapısına ulaştığımızdaysa başka türlü bir eziyet yöntemi uygulanıyordu. 3-4 tane geniş geniş kapısı olan en dış giriş bölümünde kapıların sadece 1 tanesi açılmıştı. İnsanlar kalabalık bir şekilde küçücük bir yerden geçmeye çalışıyordu. Orayı da itiş kakış geçtik. Tabi cüzdanınızın cep telefonunuzun her an çalıbilmeye müsait olduğunu düşünüp onları korumanız gerektiği düşüncesi aklınızda olmalı bu durumda…
Stadın en dış kapısından içeri doğru girip B kapısının önüne geldiğimizde ise işkencelerin en güzeli turnikeli bilet geçişi kapısına gelmiş olduk. Abarttığımı düşünebilirsiniz ama gerçekten de insanlar üst üste bir şekilde biletin okutulup 1 kişinin geçebildiği kapıya ulaşmaya çalışıyordu. Kapıdaki görevlilerin sürekli birileri ile kavga halinde olduğunu da söylemem gerekir. Saat 19:00′da başladığımız eziyetli maça gitme yolculuğumuz saat 21:00′da tribünde yerimizi almamızla sona erdi.

Maçı izledik, Fenerbahçe’nin 2-0 galibiyeti ile maç bitti, biz kupa törenini beklemeden staddan ayrılmaya çalıştık. Çalıştık diyorum çünkü seyircileri Yenibosna’ya götürecek otobüsleri uzunca bir süre aramamıza rağmen bulamadık. Otopark’ta Bakırköy tarafına dönecek olan kişilerden arabalarında yer varsa bizi de bırakabilirler mi rica ettik, en sonunda Hyundai marka bir panelvan’ın arkasında taburelerin üstünde Yenibosna’ya dönebildik.

Sözün özünde ise bu anlattıklarıma aşina olmamız, bunların normalmiş gibi gözükmesi işin en enteresan kısmı bence. Avrupadaki örnekleri ile karşılaştırabilmek için söylüyorum, dün gittiğimiz maçın bileti 20 Euro idi. Bu fiyatta bir etkinliğe otomobilinizle gitmek büyük bir risk, önce tesisin otoparkına aracınızı bırakmak için kulüp binasından otopark kartı almanız gerekiyor, benim evim bakırköyde aracımla stada gitmek için önce Beşiktaş’taki kulüp binasına gitmem gerekiyor, diyelim bunu da yaptınız yollarda rezil olmamanız mümkün değil. Mecburen tercih ettiğimiz toplu ulaşım tam bir eziyet. stada girebilmek daha da büyük bir işkence… İnsanları bu kadar itip kaktığınız ve maça gelmemesi için adeta elinizden geleni yaptığınız bir organizasyona
Süper Kupa adını vermek en kibar tabirle ciddi bir ironi.

Devam edeceğim…

Comment Form

SportingAge Hakkında

SportingAge; spor pazarlamasıyla ilgili analizlerin, yorumların, yaratıcı önerilerin yer aldığı bir Sports Marketing Platformudur. Spora asla sadece para gözüyle bakmaz ama spordan nasıl para kazanıldığını takip eder...

Photostream

SportingAge Hakkında

SportingAge; spor pazarlamasıyla ilgili analizlerin, yorumların, yaratıcı önerilerin yer aldığı bir Sports Marketing Platformudur. Spora asla sadece para gözüyle bakmaz ama spordan nasıl para kazanıldığını takip eder...